BEBEKLERDE KUCAK ALIŞKANLIĞI

Özellikle ilk deneyimlerinde anneler bebeklerinin bakımları konusunda oldukça kaygılı olabiliyor. Yeni deneyimler tecrübe edildikçe bazen bu kaygılar artıyor bazen ise azalıyor.

Annelerin bu endişelerini tetikleyen şey bazen de çevreden duydukları çelişkili yöntem veya çözümler olabiliyor ..

Kimi kişilere göre annenin bebeğini kucağa alması, bebek ile anneyi bağımlı hale getirir ve bebek sürekli kucak ister bu sebeple bebek kucağa alışmasın diye sürekli kucağa alınmamalı düşüncesiyken kimilerine göre, bebeği kucağa almamak bebekte güvensizlik yaratır ve korku oluşturur düşüncesi oluyor.

Bebekler ilk doğdukları andan itibaren yakın ilişki içinde olduğu anne babalarıyla kucakta tanışırlar. Bu ilk öğrenilen davranış biçimi bebeklerde hassasiyet yaratır ve bebekler bakıma ihtiyacı oldukları her saniye , bu yakın ilişkiyi istedikleri için kucak isterler.

Bu dengeyi oturtmak zaman ve tecrübe gerektirir..

Her bebek kendine özgü ve biricik olduğu için maalesef ki bunun bilimsel bir yöntemi ve ‘’doğru’’ bir metodu yoktur.

 Çocuk psikolojisinde doğru yöntem dediğimiz şey;

 anne ve bebeğin birbirlerini tanıması, anlaması

etkileşim halinde oldukları her an birbirlerinin ihtiyaçları doğrultusunda hareket etmeleridir.

Bu yöntemle anne bebeğini tanır, bebeğine ve onun ihtiyaçlarına göre ebeveynlik yapmış olur.

Yeni doğan bebekler yapıları itibariyle yaşamlarının ilk yıllarında oldukça sık ağlarlar. Ağlama bebeğinin konuşabildiği tek dilidir. Bu şekilde bebek hem kendini anlatmaya çalışır hem de anlaşılmaya çalışır.

Bebekler bazen aç olduğunda veya ihtiyaçları doğrultusunda ağlamazlar. Bazen, ihtiyaçları sadece anne ve babalarının onunla ilgilenmesi olabilir. Bazen ise sadece ağlama yöntemiyle dünyayı tanımak..

Bu sebeple her ağladığında hiç düşünmeden kucağa almak yerine ilk olarak annelerin durup bir düşünmeleri tavsiye edebilir. ‘’Çocuğum şuan neden ağlıyor olabilir ? ‘’

‘’aç mı, tok mu, gazı mı var, altını mı pisletti veya ateşi mi var ? ‘’

Eğer durum bunlardan biri değilse ‘’ihtiyaç’’ kaynaklıdır. Yani ilgi istiyordur. Dikkatini dağıtacak şekilli eğlenceli oyuncaklar işinizi kolaylaştırabilir. Veya sadece sözel olarak konuşmak, göz teması kurmak, sıcak bir ses tonuyla konuşarak ‘’ ben buradayım ve sen de güvendesin ‘’ sinyalini vermek

Veya kucağınıza almadan yattığı yerde bebeğinizle konuşabilir, sırtını okşayabilir ve sakinleştirmeye çalışabilirsiniz. Bu sayede bebeğinizde Şuan ağlıyorum fakat benimle kimse ilgilenmiyor, burada yalnızım ve korkuyorum hissi oluşmaz.

Onun yerine ‘’ güvendeyim, seviliyorum’’ hissi oluşmuş olur.

Onu kucağınıza almadan da güvende tutabileceğinizi bilmek sizin de çocuğunuzda kucak alışkanlığınız oluşmadan kaliteli vakit geçirebilmenizi sağlar.

Unutmamalıyız ki her bebek biricik olduğu kadar her anne de biriciktir..

Bu yüzden ‘’doğru annelik’ diye de bir şey yoktur. Anneler içgüdüleri ve iyi gözlemleri sayesinde bebeklerini tanımaya başladıkları her an ihtiyaçlarını daha da iyi anlayacaklar ve bebeklerine göre ebeveynliklerini daha da geliştireceklerdir.

Uzman Klinik Psikolog

Benan ŞAHİNBAŞ